Sıkça Hasta Olanların Bildiği 8 Durum

Sürekli hasta olan ve hastalığın verdiği baskı ile etrafına davranışları değişen kişilerin iç yaşamlarına dair başkalaşım bulunur. Bu başkalaşımı ise ifade etmeleri son derece zordur. sıkça hasta olanların bildiği 8 durum için yapmış olduğumuz araştırmanın sonuçlarını aşağıda listeledik.

1. Halsiz Olmak

Hasta olan insanların en çok yakındığı konu halsiz olmaktır. Halsiz olmak tam olarak hastalıkla bağdaşmasa da hastalar bu durumdan sıkça şikayet ederler. Hasta olan insanların “hiç yerimden kalkmak istemiyorum” sözleri ve doktora gittiklerinde “her yerim ağrıyor” sözleri halsizliklerini anlatıcı açıklamalarıdır. Bu anlatımlar hastalığın derecesine göre farklılık gösterir.

Beni yerden bıçakla kazıyorlar ifadeleri de halk arasında çok kullanılır. Halsiz olmak psikolojik bir olgu olarak da tıpta değerlendirilirken, bazı hastaların bu durumu abarttığı da söylenmektedir. Doktorlar hastaların bu yakınmalarını değerlendirirken labaratuar sonuçlarından sonra bu derece halsiz olmalarının psikolojik olabileceği yönünde yorum yapmaktadır.

2. Yatma İsteği

Kendini hasta hisseden ve sürekli hasta olanlarda genellikle yatma isteği bulunur. Bu isteğin saati bulunmaz ve yataktan kalkmak onlara eziyet gibi gelir. Bu durum bayanlarda daha fazladır.

Ancak yatma isteğini ev işleri ve yemek yapma gibi işler sonrasına bırakan kadınlarda bulunur. Yatak istirahatı hastalıkların giderilmesinde son derece etkili olmasına rağmen sürekli yatmalarına rağmen hastalıkları geçmeyen kişiler vardır.

Bu kişilere toplum içinde “hastalık hastası” ifadesi kullanılır. Bu kişiler yattıkça yatma isteği hissederler. Doktorlar bu durumu yaşayan ve ele alınacak bir hastalık bulgusu göremedikleri hastaları için terapi almalarını önermektedir. Psikolojik bir destek bu kişilerin yaşadığı sıkıntıyı gidermek için en geçerli yoldur.

3. Moralsizlik

Hasta olan insanların bildiği bu durum yalnızca hasta olanlarda yaşanmıyor. Çoğu insan stresli ortamda çalışması ve iş sıkıntısı gibi sebeplerle moralsiz olabiliyor. Hastaların ise moralsiz oluşları yüz çizgilerine yansıyor.

Herkesin güldüğü ya da tebessüm ettiği bir konu onlara mutluluk vermezken, herkesin üzüldüğü ya da ağladığı bir konu onları daha çok üzüyor. Bu durumu da değerlendirdiğimizde altında yapan sebebin yine psikolojik olduğunu görmekteyiz.

Sürekli olarak hastayım diye düşünmek kişinin kendinden başka hiç kimseyi düşünmemesine, önemsememesine, başkalarının sevinçlerinden etkilenmemesine sebep oluyor. Üzücü olayları dinleyip üzülmelerindeki tek sebebi ise kendi hastalığı sebebiyle kendine üzülmesi ve acıması oluşturuyor.

Bu durum bencillik olarak adlandırılıyor ve kişi kendisinden başka kimsenin üzüntü ve sevinçlerini önemsemiyor. Hayatın yalnızca kendi ekseni etrafında döndüğünü düşünen kişiler, hasta oldukları için mutlu olmaya değecek hiçbir ayrıntı bulamıyor.

4. İlaç Alma İsteği

Hasta olmanın dereceleri vardır ancak insanlar her zaman kendi hastalıklarının en zor olduğunu düşünürler. Kendi hastalıkları kendi canlarını yaktığı için diğer insanların belki daha ağır olan hastalıkları onlara basit gelir.

Sürekli hasta olan insanların sürekli ilaç alma isteği bulunur. Hatta bu kişiler hastaneye başvurduklarında “bir ilaç verin” tarzında istemde bulunur. Elbette ki ağrıları vardır ancak doktorlar hastalığın şiddeti, şekli, belirtileri ve tetkik sonuçlarına göre ilaç uygulayabilmektedir.

Bazı hastaların evlerinde bir poşet dolusu ilaçları vardır ve ağrıyan her bölgelerine göre bir ilaç alırlar. Bu ilacı kullandıktan sonra ise ağrılarının hemen geçtiğini düşünürler. Ancak bir süre sonra farklı bir yerleri ağrır.

5. Sosyal Yaşama Uyumsuz Olma

Sosyal yaşantının gidişatı hasta olan kişileri yormakta ve bu durumu yalnızca kendileri hissetmektedir. Bu durumlarda yaşadıkları kaygı; mimik, yeme içme, giyim kuşam gibi detaylara yansır. Bu durumu “canım hiç bir şey yapmak istemiyor” tarzında izah ederler. Örneğin aile içindeki bireylerden birinin doğum günü olması kişinin rahatsız olmasını sağlayacaktır.

Çünkü monoton giden hayata yeni anlar eklenecek ve farklı insanlarla karşılaşılacaktır. Bu gün sürekli hasta olan kişi ya daha çok hastalanacak ya da hasta olduğunu diğer insanlara yansıtmak için farklı davranacaktır.

6. İlgisizlik

İlgisizlik düşüncesi taşıyan hastalar genellikle uzun süreli hastalık yaşayan kişilerdir. Aile bireylerinin kendisine artık fazla ilgi göstermediklerini ve hatta kendisinden bıktıklarını dahi düşünebilmektedirler.

Bu kaygı, bana bakmayacaklar, ihtiyaçlarımı karşılamayacaklar ve ilaçlarımı vermeyecekler gibi daha ileri boyutlarda bile olabilmektedir. Bu durumu yaşayan çoğu kişi ise bu düşüncelerinde haksız değildir. Hastalar sürekli ben odaklıdır ve etrafındaki kişilerin onlara ilgisini biraz olsun azaltması bu düşüncelerinin artmasına sebep olur.

7. Hastaneye Gidince Hastalığım Geçecek Düşüncesi

Hasta olan çoğu kişi hastaneye hiç gitmek istemezken, bazıları ise hastaneye gider gitmez hastalıklarının geçeceği düşüncesi taşırlar. Bu durum yalnızca hastaların bildiği bir durumdur ancak basit hastalıkların hastaneye gidince anında tedavisi mümkündür. Fakat hastaneye gidildiğinde geçmeyen ve daha da büyüyen hastalıklarda bulunur. Bazı hastalar ise konuyu beyinlerinde bitirmedikleri için hangi ilacı kullanırlarsa kullansınlar hastalıklarının düzelmediğini düşünürler.

8. Vücudunda Değişiklik Olduğu Düşüncesi

Sağlıklı olmanın değeri hastalıkla tanışıldığında biliniyor. Hastalık sahibi olmak insanın vücudunda bir takım değişikliklere sebep oluyor. Diğer bahsedilen durumlarda psikolojik olma durumu yüksekken vücut içinde yaşanan değişiklikleri ise hasta olan kişiler gerçek anlamıyla hissediyor. Titreme, uyuşma, vücudun içe doğru çekilmesi, karıncalanması gibi durumları kişiler kendileri hissediyor.

Bu durumun büyük boyutlu halini ise kalp sıkışması, kalbe baskı hisse, baş bölgesine bıçak saplanma hissi gibi etkiler oluşturuyor. Kişiler yaşadıkları bu durumları yakınları dâhil olmak üzere hiç kimseye kanıtlayamıyor ancak kendileri hissedebiliyor. Vücut içinde yaşanan bu değişimler çok şiddetli olmadığı müddetçe hastaneye de gidilemiyor çünkü bu durumlar küçük de olsa doktorlar bu durumlar için özel işlem uyguluyor. Hasta olan kişilerin yalnızca kendilerinin bildiği bu değişimler kişiyi en çok etkileyen detayları oluştururken, bu yaşananlar tıpta ağrı olarak ifade ediliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

@2019 omarsells.com
%d blogcu bunu beğendi: